Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

MODERN ÇAĞIN ÖLÜMCÜL HASTALIĞI RUTİN YAŞAM

Psikologların , doktorların , okulda ki rehber öğretmenlerin sebebini araştırdıkları bir kavram var ortada. Adı mutsuzluk , adı memnûniyetsizlik , adı tatmin edilemeyen genç nesil. Avrupa , Asya , A.B.D vb. bir çok yerde yapılan istatistik verilere göre dünya genelinde intihar olayları gün geçtikçe artıyor. Artık birkaç saniyede bir , bir insan bilinçli olarak hayatına son veriyor. Hatta mesele o kadar can acıtıcı bir boyut almış ki , Avrupa polisi meydanlarda ki cesetlerle uğraşmamak için intihar edeceği kesin olan bireyleri belli bir ücret karşılığında özel (!) yaşam sonlandırma merkezlerine yönlendiriyor. İnsanları bu denli hayattan uzaklaştıran , gün geçtikçe artan , kalbi sarmaya başlayınca hiç bir tedaviye yanıt vermeyen o hastalığın adı "rutin yaşam. " insanlar yaşadıkları hayattan o kadar sıkılmış ki bu terimi ortaya çıkarmışlar. Bu rutinden kurtulmak için olağanüstü ve sıradışı olan şeylere rağbet gün geçtikçe artıyor. Emniyet kemeri olmadan ipin üzerinde yürüy...

TÜRKİYE'DE RAMAZAN (RAMAZAN AYI ÜZERİNE )

Resim
Bir kez daha Ramazan'a ulaşmayı nasib etti Rabbimiz. Bir kez daha ümmet-i Muhammed'in kurtuluşuna bir vesile olsun diye dualar edildi. Ama sadece Ramazan ayının bir vesile olmasını istedi insanlar. Sadece teravih namazından sonra biraz salavat getirip , ümmet için birkaç sözcük çıktı ağızlarından. Çünkü gençlerimizin kariyer planlarından , kadınlarımızın yenilemek istedikleri ev eşyalarından , erkeklerin büyütmek istedikleri işinden sonra ancak bir kaç cümle ümmete ayrılabiliyordu. Bu rağmen insanlarımız Ramazan ayının getireceği büyük değişikleri (!) düşünüyordu. Ramazan ayının gelişi ne değişitebilir toplumumuzda ? İnsanlar neden Ramazan yaklaşınca sevinir ? Ramazan ayı sadece vicdanen bir rahatlama mı bizim için ? Maalesef Ramazan anlayışımız nefsi terbiye çerçevesinden çıkıp , yemek festivaline dönüşmüş gibi . Niçin aç kaldığımızı unutmuş insanlar. Sanki on bir ay boyunca beklenilen Ramazan ayının getireceği maneviyat değil de onunla gelen iftar davetleri , eğlenceler...

MODERN ÇAĞDA DEĞİŞEN TESETTÜR ANLAYIŞI

Moder çağda (!) diye başlayan bir yığın konu , düzeltilmesi gereken bir yığın fikir , onarılması gereken bir toplum var karşımızda.   Bu çağa ağlayıp bu çağa dem vurmaya ne ben ne de kalemim razı. Ama pratik olarak ciddi bir düzeltme meydana getiremeyince bizde yazmayı bir miras kabul edip , teorik olarak anlatmaya çalışıyoruz . En azından ben öyle yapıyorum. Ama değişmez bir gerçek var ki , teori hiç bir zaman pratiği yenemez. Ya da teoride geliştirilen fikirler pratiğe , gerçek hayata dökülmedikçe bir önem arzedip bir fayda meydana getirmez. Modern çağda (!) değiştirilen birçok meseleye ek olarak son dönemlerin modası haline gelen , en iyi dergilerde trend yapılan bir mesele de tesettür . Maalesef günümüz kızları (ki bunlara her alanda rastlayabilirsiniz) tesettür kavramını daha doğrusu farzını bir setr olarak görmekten uzak , aksine güzelliklerini izhar eden bir araç olarak kullanmaya başladılar. Tesettür adı altında mağazalar diğerlerine açık ara farkla yok satmaya başla...

ÇOCUĞA BAK FITRATI GÖR

Çocuklar... Bahçemizde , sokakta , markette kısaca insanların ve hayatın olduğu her yerde görebileceğimiz çocuklar... Fertlerin bakışı nasıl bilmiyorum ama toplum olarak çocukları pekde anladığımız söylenemez. Dinlemiyoruz onları , seslerine kulak veremiyoruz. Hayatın günden güne artan hengamesinden , gerçeklerin üstünü örten gürültüsünden fıtratın , fıtratımızın sesini duyamaz olduk. Konu çocuklar değil miydi ? Nerden çıktı şimdi bu fıtrat konusu ? Evet konumuz çocuklar ve dünün çocukları olanlar. Bizler hayatı evre evre yaşıyoruz. Ve nedense geçirdiğimiz evrelere dönüp bakmamakla beraber , o evrelerden geçmekte olanlara yardımcı olmuyoruz. İçinde bulunduğum betondan şehre , kötüye giden nesle , içi boşaltılan kavramlara ve gerçeklikten uzaklaşan hayata baktığım zaman en çok çocuklara üzülüyorum. Bugün kötülükten uzak , masum benlikleri acaba zamanla ne kadar değişecek. Acaba tertemiz gökyüzü altında olanlar daha ne kadar iğrençleşecek. Üzülüyorum... Bahçede oynayan çoçuk sayıs...

SOSYAL MEDYA VE REEL HAYAT

Resim
SOSYAL MEDYA VE REEL HAYAT Gün geçtikçe gerçek hayattan kopan , telefon ekranına duyarlı , ailesine duyarsız bir nesil yetişiyor. Gençlerimiz , kadınlarımız , erkeklerimiz yaşadıkları hayatı beğenmeyip , sosyal medyaya akın ediyor. Önceden bahçede , sokakta oynayan çocuklar olurdu. Elleri çamurlu , yüzü güneşten yanmış çocuklar görürdük kapımızın önünde. Yaz gelince herkes bisikletini alıp sokağa koşardı , oyunların ardı arkası kesilmezdi , akşam ezanı okunmaya başlayınca sokakta ki curcuna dağılıp , evine giderdi.. Akşamları , gecelere kadar süren çay sefaları olurdu , tüm aile oturup sohbet ederdi. Büyükler konuşurken , köşede uyuklayan küçük kardeşi annesi zorla yatağına gönderirdi.. Bu anlattıklarım belki de gözümüzde canlanmayacak kadar uzak kaldı yeni nesle. Ne sokakta oynayan çocukların sesleri , Ne de akşam sohbetleri kaldı şimdi. Çocuklar... Önceden çocukların hayallerinde , uzaktan kumandalı arabalar yada önü sepetli bisikletler olurdu , bayramda alacağı ayakkabıyı ...