Yollarda | 1
Günlerdir etkisinden çıkamadığım, istemsizce gözlerimi yaşartan ve beni içimdeki çocuğa mahcup eden belki basit belki de önemsiz gibi görünen bir hadise... Taş köprünün 200 metre kadar öncesinde bir arkadaşla dolmuşa b iniyoruz. En arkadan bir ön sıraya oturuyoruz. Araçta, arkamızdaki anne- oğul dışında kimse yok. Taş köprüye yaklaşınca kırmızı ışıkta duruyoruz. Anne heyecanla en fazla 10 yaşındaki oğluna "bak burası taş köprü" diyor. Çocuk hemen arka camdan dışarı bakıyor, şaşırdığını ifade eden cümleler kullanıyor. "Ne kadar güzelmiş anne" diyor (anne derken sonundaki "e" harfini uzunca söylüyor). Üstünde neden kuşlar var? Annesi cevap vermeden sanki ilk defa duyuyor ya da görüyormuş gibi duraksıyor, bir şeyler yemek için işte. Balık falan yiyorlardır. Çocuğun "martı" yerine kuş demesine takılıyorum, annenin "onun adı martı oğlum" diye düzeltmemesine takılıyorum, martılarla yan yana duyduğumuz simitten bahsetmemesine takılıyorum. ...