Kayıtlar

Kasım, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BAK İBRAHİM | 3

      Bak İbrahim; Hayat; yıllardan, yıllar haftalardan, haftalar günlerden ibaret bir oyundur. Bir gün yirmidört saattir. İlkokul çocuğunun bile bildiği bu bilgiyi hatırlatma ihtiyacı hissettim. Saatlerin geçiş hızı kadar günlerinin çabuk bittiğinin ve bu günlerin ömründen gittiğinin farkında ol. Kolundan saatini çıkartma, olur da bir gün gaflete dalar, boş oturma günahına düşecek olursan saatini kulağına dayarsın. Yelkovanın işleyiş sesi seni harekete geçirmeli. Aslına bakarsan saatti-sesti hepsi bahane. Eğer içten motorlu olursan her mesele senin için bir muharrik olur. Geçen saat, otobüsteki ağzı bozuk şoför, caddelerde dünyadan bir haber dolanan-kimsenin canını acıtmayan gençler seni harekete geçirir. Sen yeter ki hareket halinde olmak iste. Allah sana karinelerle yol gösterecektir.  Bak İbrahim;  Hayat oyununun en güzel, en heyecanlı, en deli bölümü gençlik çağıdır. Gençlik dünyanın güneşin etrafında bir defa dönmesi kadar hızlı geçer. "Gençsin" lafları...

BAK İBRAHİM | 2

                         Bak İbrahim;   Hayat fazlaca karmaşık bir oyundur. "oyun" tabirini ben değil Rabbim kullanıyor. O yüzden nefsinin sana oynadığı oyunlara, ortak birkaç tevafuğa kanma! Dalgalı deniz durulduğunda geriye masumiyetini yitirmiş bir sen kalacaksın, bunu unutma. Masumiyet bu, biri-ikisi , ilki sonu olmaz; zedelemeye gelmez. Geçen sefer Hayatını Allah'a bırakmaktan bahsetmiş ama devamını getiremiştim. Aklıma hangi kitapta okuduğumu hatırlamadığım bir kıssa geldi: - "Adamın biri nasıl oluyorsa bir uçurumdan düşecekken bir dal parçasına tutunur. Yardım ister - bağırır, en sonunda 'Allah'ım yardım et' der. Gaybdan bir ses gelir; Ben Allah'ım. Düşmeyeceksin! Şimdi tuttuğun o dalı bırak.. Adam mı? Kimse yok mu diye bağırmaya devam eder. Dalı bırakacak güven yoktur kalbinde. " Hikayenin sonu yok. Zaten böyle hikayelerin sonu da olmaz öyle değil mi? Eğer bıraksaydı bir sonu olurdu.  Hayatını Allah'a ...

BAK İBRAHİM | 1

                         Bak İbrahim ;   Hayat insanı oyalayan meşgaleler barındıran bir oyundur. " dünya muhakkak bir oyun ve eğlenceden ibarettir " demiş Rabbimiz..  Dünyanın oyununa ve süsüne kanan yığınla insan var. Açık oynayalım ; biz de birçok defa oyuna dahil oluyoruz..  Dünyanın tatlı gafleti insanı sarhoş etmeye yeterken , tatlı uykusu da ona içinde bulunduğu hâli unutturuyor. Ama unutmamak lazım ki sarhoşluk cezanın düşmesi için illet değildir. Yani kişi sarhoşken suç işlese , bunu mazaret kabul edemez. Çünkü içerken sarhoş olacağını bilerek içiyordu. Sarhoşken işlediği suçun cezası ; ayıkken işlediği suçun cezasıyla aynıdır. Sen de bu dünya için çalışırken sarhoş olacağını biliyorsun. "Para insanı değiştirir ama benim niyetim belli" diyerek kendini bile kandıramıyorsun.. Bir amacın olmalı. Eğitimini , mesleğini , en kısa yoluyla hayatını yoluna bağlayacağın bir şiarın.. Bak İbrahim ;  Bu d...

Sorular Üzerine 3 | ÖLÜM KORKUSU

      Korkuyorum... Herksin bu hayatta korktuğu bir şeyler vardır. Kaybedecek çok şeyimiz var, bileklerimize ağırlık yapıyor; yürüyemiyoruz. Adeta sürünüyoruz dünyanın yollarında. Dimdik yürüdüğümüz caddelere aldanmamak gerekiyor; yüreğimizdeki kamburu yalnızca biz biliyoruz. Aşikar edemediklerimiz, kaçtıklarımız ve itiraf edemediklerimizle yaşıyoruz. Evet ama nereye kadar! Nereye kadar kaçabiliriz korkularımızdan?  Telefon Çalar: + Efendim... - Ben soru işareti. Sormak istediğim şeyler var... + Dinliyorum, buyrun. - K orkuyorum.  Yıllar oldu aynı yerdeyim, korkularım ilerlememe engel oluyor. Benimle korkularımın üzerine kadar gelir misiniz?   + Ne anlatmamı istiyorsunuz? - Birçok şey var korktuğum. Öncelikle bana biraz korkuyu anlatın. + Dünyadan geçiyoruz; buradan üzerimize sinen birçok duygu var. Yaşamın tadı mutluluk var mesela, aynı yaşamı karartan hüzün. İnsanların kalplerinden başlayıp tüm dünyayı mahfeden nefret var, öfke var...