BAK İBRAHİM | 2


 
                      Bak İbrahim; 
Hayat fazlaca karmaşık bir oyundur. "oyun" tabirini ben değil Rabbim kullanıyor. O yüzden nefsinin sana oynadığı oyunlara, ortak birkaç tevafuğa kanma! Dalgalı deniz durulduğunda geriye masumiyetini yitirmiş bir sen kalacaksın, bunu unutma. Masumiyet bu, biri-ikisi , ilki sonu olmaz; zedelemeye gelmez. Geçen sefer Hayatını Allah'a bırakmaktan bahsetmiş ama devamını getiremiştim. Aklıma hangi kitapta okuduğumu hatırlamadığım bir kıssa geldi:
- "Adamın biri nasıl oluyorsa bir uçurumdan düşecekken bir dal parçasına tutunur. Yardım ister - bağırır, en sonunda 'Allah'ım yardım et' der. Gaybdan bir ses gelir; Ben Allah'ım. Düşmeyeceksin! Şimdi tuttuğun o dalı bırak..
Adam mı? Kimse yok mu diye bağırmaya devam eder. Dalı bırakacak güven yoktur kalbinde. "
Hikayenin sonu yok. Zaten böyle hikayelerin sonu da olmaz öyle değil mi? Eğer bıraksaydı bir sonu olurdu. 
Hayatını Allah'a bırakmak bir yönden böyle. Kalbini dinlemeden sıkı sıkıya tuttuğun o dalı bırakacaksın. Zaten düşerken nasıl tuttuğunu da anlamamıştın, ne ara bu kadar sıkı sıkı bağlandın öyle değil mi?

Bak İbrahim; 
"Karanlık için bir tehdit miyiz,
Yoksa bu karanlık içinde eriyen birer renk miyiz? " diyor İzdiham dergisi.
Meftûn olduğun geceye bir bak. Tehdit olduğun karanlıkta bir renk mi olmak üzeresin,
Karanlıklar, gece, çok sevdiğin balkonun, şiirler ve seni ifade eden daha neler neler. Şimdi ne anımsatıyor sana. İşte burda başlıyor " Hayatım İslama Fedadır " şiarı. Yolunda yaşamayı nasib etti Rabbin, şimdi her şeyinle kendini hîbe etme vakti. Nasıl tuttuğunu, nerden karşına çıktığını bilmediğin o dalı bırak şimdi. Korkma! Senin için en hayırlısını bilen Rabbindir. Kim bilir, belki bir harikalar diyarına açılır korktuğun uçurumun kapısı, belki kanat verecek sana Allah, uçup gideceksin bu asırdan. İyi bir şeyler olacak. Eğer nasipse olacak. "Her şey aslına rücû eder" demişler. Sen sadece seyret. 

Bak İbrahim; 
Havaların sıcaklığı bizi bize düşman eder hale geldi. Güneşe ateş edilen bir memlekette, güneşe ateş eden gençler artmasın diye bir şeyler yapmaya çalışıyoruz . Gönlünün sızısına, havanın sıcağına razı olsunlar istiyoruz. Ama yine de macera aramaya gerek yok, bu sıcaklarda klimayı açmak en iyisi. Sabahları uyanamıyorsun klimalı odada, sen oda sıcaklığında erimeye talip ol. Serin havada birkaç saatlik uyku için sabah okumalarından vazgeçme. Zaman geçiyor ve sonra pişman oluyorsun. 

Bak İbrahim; 
Yazacak o kadar çok şey var ki, hepsi birden göz kapaklarıma oturdu sanki. Gece geç uyuyup sabah erken kalkma hastalığına yakalanma, sonra en olmadık zamanlarda uykun gelir, bitkin düşersin. Sana söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar. 

Bak İbrahim. 
Uzaktan bak İbrahim...

27.06.2019

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DİNLENMEYİ ÖĞRENMEK

SOSYAL MEDYA VE REEL HAYAT

Değişmek | Değişime Direnç Göstermek