DEĞER YARGIMIZDAKİ DENGESİZLİK

Yaşıyoruz bu hayatta , teneffüs ediyoruz havayı . Mutlu oluyoruz, bazen üzülüyoruz ve en önemlisi değer veriyoruz..
Değer veriyoruz çünkü ;
değersiz gördüklerimize karşı bir şey yapmak gelmiyor içimizden
Değer veriyoruz çünkü ; değer görmek istiyoruz .
Öyle değil mi ? Her insan kendine değer verilmesini ister ; sevgi , fedakarlık görmek ister çevresinden. Bir kısım insanlar hediyeler alır değer verdiği kişiye , bir kısım yalnızca samimi davranır , bir kısım değer verdiği inanç uğruna fedakarlıkta bulunur , bir kısım hayatını ortaya koyar ; eğitim programını kariyer planlarını o inanca göre düzenler...
Genel olarak hepimiz değer veriyoruz . Kişilere , inançlara veya mekanlara.
Ama son birkaç yıldır ; " en çok değer verdiklerin kırar " ,
" en güzel değer verdiklerin en güzel üzenlerdir"
"değer verdim ama değer göremedim " vb. birçok depresif , beklediğini bulamamış belki hayal kırıklığına uğramış sözler , sitem dolu yazılar artmaya başladı . Bu depresif insanlarda sosyal mecralar aracılığı ile günden güne türedi toplumumuzda..
Bence biraz rahatsız olmak sormak soruşturmak gerekiyor bunun sebebini. Öncelikle senin için değer vermek ne demek? değer vermede ki amacın ne ? ve en önemlisi neden beklediğini bulamadın ..
Değer yargımızdaki dengesizlik yüzünden üzülüyoruz , belki de üzüyoruz. Bence insan verdiği değer kadar değerlidir. Yani neye ne için değer verdiğin senin içindeki gizli karakterini gösterir.
Mesela bu dünyaya değer verilecek bir mekan değil , mutluluk beklenecek de .. Sonunda toprak olacağını bildiğin bir mekanda mutlu olamazsın . Dolayısıyla sana mutluluk vermeyecek şeye de değer vermek anlamsız olur .
Sonra insanlar var. İnsanlar tabii ki değerlidir . Ama değer kavramını taşıyacak kadar güzel bir yapıya sahip değiller maalesef . Nankörlük , terkediş hep insanın özellikleri . Dolayısıyla insana değer vermekte anlamlı olmuyor.
Eğer değer vereceksen bir inanca , bir yola , bir ideale değer vereceksin. Değer verdiğin şey seni değerli kılacak ; sonucunda hayal kırıklığına uğrayacaksın. Değer yargımızdaki dengesizlikler yüzünden değer vermekten korkan bir toplum çıktı karşımıza ..
Asıl değerliği , kendi yaratıcısını , Ulvî yolu unuttu ve sonucu hüsran olan yollara saptı. Belki susturduğu vicdanın dinleseydi böyle olmayacaktı , belki oturup bir bakması gerekirdi kendine "Sen İnsansın bak şimdi hangi bataklıktasın" demeliydi.
İşin özü Allah'a Değer verin , O'nun için çalışın. Size bir yol göstermiş , o yoldan yürüyün . Bu dünyada hamallıktan kaçış yok; odun değil elmas taşıyın.
Mecazlara değer vererek çöp yüklüyoruz heybemize , sonra hayal kırıklıkları , terkedişler , üzüntüler olunca kokusundan rahatsız oluyoruz.
Fark ediyor muyuz ? Toplumun bu dengesiz kararları gençliğe , insanlığa , aile kavramına günden güne darbe vuruyor . Uzmanların sebebini bulamadığı , yalnızca gün boyu uyutan ilaçlarla tedavi etmeye çalıştığı türlü türlü hastalıklar , intihara kadar sürükleyen bunalımlar meydana geliyor.
İnsanın özünde yüklü bir formatı var , kendisine gösterilen yoldan yürümeyince error veriyor , üzülüyor , kendine zarar veriyor.

En doğru yolda yürüyün , en doğru olana değer verin ; bu ne bir mekan ne kariyer ne de sizin gibi bir insan olsun değer verdiğin değere lâyık senden bir şey eksiltmeyen bir zât olsun , yaratıcın olsun ..
Ne demiştim en başta ; değer veriyoruz çünkü değer görmek istiyoruz. Verdiğin değer kadar değil ; daha fazlasını alacağın bir yol var önünde. Ne buyuruyor Rabbimiz ; "kulum bana bir adım yaklaştığında ben ona iki adım yaklaşırım. Kulum yürüyerek geldiğinde ben ona koşarak giderim. "
Hayatımızdaki üzüntülerin , sıkıntıların , çıkmaz sokakların son bulması için ; heybende hamallığını yaptığın acıların bitmesi için değer verilmesi gerekene değer ver.
Değer yargındaki dengesizlik bitince hayatın yoluna girdiğini göreceksin ..

Rabbim bize her konuda denge nasip etsin ..
Bizi taş ve odun taşıyanlardan eylemesin

26.12.2018

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DİNLENMEYİ ÖĞRENMEK

SOSYAL MEDYA VE REEL HAYAT

Değişmek | Değişime Direnç Göstermek