DEİZMİN KISKACINDAKİ GENÇLİK




Son zamanlarda çok sık duyduğumuz ve hatta bir “hayat görüşü” olarak kullanılan bir ifade var; “deizm”.  Üniversiteler başta olmak üzere lise ve ortaöğretim öğrencileri tarafından yoğun ilgi gören ve günden güne müntesipleri artan bir inanıştan bahsediyoruz. Peki nedir bu deizm?
Yaradancılık anlamına gelen Deizm, evrenin bir yaratıcı tarafından yaratılıp daha sonra bu yaratıcının insanı kendi başına bıraktığını kabul eden bir felsefi akım ya da inanç biçimidir. Deizm, peygamberleri ve Kutsal kitapları reddeder. Tüm dinleri reddeden ancak tanrının varlığına inanan deizm, peygamber, kutsal kitap, cennet ve cehennem, melek ve şeytan gibi kavramların hiçbirini kabul etmez. Deizme göre mutlak bilgiye ulaşmanın yolu vahiy ve peygamberlerden geçmez. Doğa, bilim ve akla dayanır. Bu inanca göre insan aklı yeterli olduğu için vahiy ve kutsal kitaplara da gerek yoktur. Yaratıcının dünyayı ve evreni bir kez yaratmış, sonra kendi yasalarına göre işlemesi için insanları ve evreni bir başına bırakmış olduğunu savunurlar. Deizm inancına göre Tanrı evrene ve dünyaya müdahale etmemektedir. Deizm'e göre tabiat, Tanrı'nın bir sanat eseridir ve söz konusu sanat eseri bir tasarımcıya, bir yaratıcıya delalet eder. Bir taraftan evreni yaratan yüce bir Tanrı'dan bahsederken, diğer taraftan evrene müdahale etmeyen, dünyada ne olup bittiğinden haberi olmayan, insanlara ilgisiz kalıp onların dua ve niyazlarını duymayan tamamen pasif bir Tanrı algısı mevcuttur. Bir taraftan baktığımızda evrenin temel kanunlarını koyan yaratıcı bir tanrı, diğer yandan insanlara dini ve ahlaki kuralları koymaktan aciz bir Tanrı anlayışı söz konusudur.
Deizm evrenin bir yaratıcı tarafından var edilip daha sonra kendi haline bırakıldığını iddia etmesiyle İslam’la temel noktada ayırıldıkları yer burasıdır. İslam’da İlah anlayışı Uluhiyette (yaratan) ve Rububiyette (hükmeden) bir ilahtır. Yani insanı yarattığı gibi onun hayatının her alanına hükmetme yetkisine de sahiptir. Deizmi seçen insanlara baktığımız zaman; ateizmi seçecek kadar ileriye gidememiş, belki vicdanı izin vermemiş, İslam’ın hükümlerini hayatına tatbik edecek kadar da nefsine hâkim olamamış ve çağın öne sürdüğü bir inanışı tercih etmiş olduklarını. Ancak tüm kâinatı yaratan ve muhteşem bir nizam kuran bir ilahın, bu kâinatı olduğu gibi kendi haline bırakması oldukça mantıksızdır. Bugün bir karıncadan, ağaçtaki yaprağa, balığın derisindeki pula kadar her şeyi bir amaç ve görev dahilinde yaratan Allah’ın, iradesiyle tüm canlılardan ayrılan ve kendileri için yaratmış olduğu insanı başıboş bıraktığı düşünülemez. Bugün sıradan bir bardak imal eden birine, “neden bardak yapıyorsunuz?” diye soracak olursak; dalgayla karışık “neden olacak! İnsanlar içinden su içsin diye yapıyorum” cevabıyla karşılaşırız. Sıradan bir bardak imal eden kişi bile bu soruyu absürt görüp sinirlenecekse, bu soruyu kâinatın yaratıcısı üzerinden tasavvur dahi edemeyiz.
Deizmde kutsal kitaplara inanç olmadığı gibi insanın akıl ve bilimle doğruyu bulabileceği savunulur. Ancak insan aklı, doğruda isabet etme yetisine sahip olmamakla birlikte; bilim de yalnızca insan ruhu üzerinde inceleme yapamaz.  Alexis Carrel “İnsan Denen Meçhul” kitabında, insanın aklıyla doğru yolu bulamayacağını, insanın insanı tanımadığını ifade etmiştir. Buna çözüm olarak da; dünyanın en zeki çocuklarını toplayıp yetiştirerek “mürekkep zekalar” yetiştirmeyi söylemiştir. Tüm dünya problemi tespit etse de, çözüm bulmada yanlışlık yapıyorlar. İnsanı ancak kutsala dayalı bir din düzeltebilir. Kutsala dayanmayan kanun ve kuralların insan üzerinde tesiri olmaz.

Deizm, 17. Ve 18. Yüzyılda ortaya çıkmış olsa da Mekkeli müşrikler başta olmak üzere insanların kâinata karışmayan bir Allah istediklerini biliyoruz.

MODERN ÇAĞDA DEİZMİN NEDENLERİ:

A)     Hıristiyan Teolojisinden Kaynaklanan Nedenler
 • Teslis/Üçlü Tanrı Tasavvuru
• Hıristiyanlığın Sırlar Dinine Dönüşmesi
 • Hıristiyanlıkta Din Adamlarının Konumu
 • Hıristiyan Din Adamlarının Baskıları
 • Hıristiyanlıkta Dünya-Ahiret Dengesinin Kurulamaması
 • Din-Bilim Çatışması

B) DEİZMİN GENEL NEDENİ: DÜNYEVİLEŞME ARZUSU
•Deizmi savunan önemli bir kesim arzu ve isteklerini yerine getirirken hiçbir sınır tanımak istemeyenlerdir. Mekkeli müşrikler de Hz. Peygambere karşı esasen bu sebeple karşı çıkmışlardı. Hz. Peygambere karşı çıkan seküler bir hayat yaşayan müşrikler de deist bir tanrı tasavvuruna sahiptiler.

ÜLKEMİZDE DEİZME YÖNELİMİN NEDENLERİ

 • İstatiksel resmi veriler uzun süreden beri ülkemizdeki Müslümanların oranının %99 olduğunu gösteriyordu. Son dönemlerde araştırma şirketlerinin yaptıkları çalışmalarda 'Allah'ın varlığına ve birliğine bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz' şeklinde sorulan sorulara yaklaşık %4 oranında "hayır" cevabının verildiği, bu soruya 'evet Allah'ın bizi yarattığım inanıyorum ama her şeye karıştığını düşünmüyorum' diyen literal anlamda deist düşünceye sahip olanların oranının ise %6 civarında olduğu görülüyor.

• Birincisi: Diğer dinler gibi İslam'ın da bilim ile çatıştığını, akla aykırı ilkeler barındırdığını, insana özgürlük tanımadığını, dünyayı ihmal ettiğini İslam dünyasının bundan dolayı geri kaldığım iddia ederek din karşıtı görüşleri savunanlar.

 • İkincisi: Taliban, Daeş, Selefilik gibi dini metinlere lafızcı/literal bir metotla yaklaşan dolayısıyla şiddeti ve yasakları öne çıkaran, insana hiçbir özgürlük tanımayan kesimlerin din yorumları ile bu yaklaşımın tam aksine ılımlı ve keyfi din yorumlarını örnek göstererek din karşıtı görüşleri savunanlar.

• Üçüncüsü: Dünyevileşme Arzusu: Yukarıda deizmin genel nedeni olarak ifade ettiğimiz gibi Müslümanlar arasında da belli bir servete, şöhrete, makam veya mevkiye ulaşan bazı kimseler nefsani arzularına sınır koyan dine ve ahlaki değerlere karşı önce duyarsızlaşıyor daha sonra da yaşadığı gibi inanmaya başlıyor.

Bugün gençlerimiz deizme yönelmesinin bir sebebi de yanlış modellerdir. Müslümanların yaptığı büyük hatalar dine mal ediliyor ve ne yazık ki insanlar hatayı dinde görüp uzaklaşıyorlar. Gençlerimizi idol olarak görebileceği şahsiyetler çıkarmalıyız. İçimizden öncüler ve dinini bilen, aydın- alim insanlar çıkmadığı sürece başka izmlere rağbet günden güne artacaktır. Seçim konusunda yanlış seçimi yapanda olduğu kadar İslam’ı yeterince ve doğru şekilde yaşayıp anlatamayan bizlerinde. Rabbim gençlerimizi çağın bataklığına düşmekten korusun; bizi de onlara öncü olanlardan eylesin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DİNLENMEYİ ÖĞRENMEK

SOSYAL MEDYA VE REEL HAYAT

Değişmek | Değişime Direnç Göstermek