FEMİNİZMİN KISKACINDA KADIN
Son yılların moda tabiri halini alan, t-sihrtler üzerine adı basılan, her sene en az bir defa savunucularını meydanlarda, ellerinde pankartlarla gördüğümüz bir akım var. Geçmişi ne yazık ki asırlara dayalı bir akım. Öyle ki sosyal medyada 'biyografi' bölümüne bir dinmiş-meslekmiş-memleketmiş gibi adı yazılan, gencecik hayatların 'kedinin kuyruğunu yakalamaya çalışması' gibi anlamsız bir mücadele içine girdikleri o meşhur kavram; "Feminizm".
Kadının kadınlığını iki paralık edip kendinsini toplumda ispat etmekle zorunlu kılan Feminizm 18. yüzyılda Fransa'da filozoflar ve kadın yazarlarca ortaya atılan ve savunulan, daha sonraki yüzyıllarda her toplumda yandaş bulan, kadının siyasal ve toplumsal haklar bakımından erkekle eşit olması gerektiğini öne süren ve bunu gerçekleştirmeye çalışan akımdır.
Kızlar önce toprağa gömülürdü. O devri 'cahiliye' olarak anıyoruz. İslamın yaşanmadığı her asır ve sistem cahiliyedir. Kızlar şimdi toprağa değil, eşlerinin mesleklerine, çeyiz bohçalarına, giyim mağazalarına, üniversite kampüslerinde kariyer hedeflerine gömülüyorlar. Kadınlar kendilerine yapabilcekleri en büyük kötülüğü feminzm ile yapıyorlar. Bir kadın olarak feminzm saçmalığını kabul etmiyorum. Yine bir kadın olarak babama-kardeşime verdiğim bir bardak su ile, acıktıklarında kurduğum sofra ile, evden çıkacakları vakit uzattığım ceketleri ile mutlu oluyorum. Kardeşinizin gömleğini ütüleyince size bakışını, babanızın verdiğiniz bir bardak suya ettiği hayır duasını hiçbir işletmede kazanamazsınız. Bu insanlıktır. Feminizm vicdana ama en başta insan fıtratına terstir.
"Kolunda bir altın bileziğin olsun" diye üniversite okutulup meslek edindirilen ve bundan sözde şikayetçi olanları da; o bileziklerini Allah yolunda infak etmeye davet ediyorum. Kadın kolunda altın bileziği olmadan da kadındır. Kadın annedir, kadın nesildir. Bir neslin mesuliyetini taşımak, kendini bu minvalde yetiştirip-geliştirmek kariyer sahibi olmaktan çok daha zordur. Tüm kadınlara çağrımdır! Kolunuzdaki altın bileziklerinizi uçuruma giden bu nesli kurtarmak için infak edin. Ve Allah'ın kıyamette takacağı güneşten daha parlak olan tâca talip olun. Bırakın birileri erkeklerle eşit olsun. Kadınlar erkeklerle eşittir(!) Ama bazı kadınlar daha eşittir.
Çağın Hannelerine ve mâbedlerdeki tertemiz Meryemlere selâm olsun. Haticelere ve Fatımalara, binlerce hadis rivayet edip ilmi dillere destan Aişelere selâm olsun. Rabbim bizi çağın her türlü zararından berî tutsun.
Kadının kadınlığını iki paralık edip kendinsini toplumda ispat etmekle zorunlu kılan Feminizm 18. yüzyılda Fransa'da filozoflar ve kadın yazarlarca ortaya atılan ve savunulan, daha sonraki yüzyıllarda her toplumda yandaş bulan, kadının siyasal ve toplumsal haklar bakımından erkekle eşit olması gerektiğini öne süren ve bunu gerçekleştirmeye çalışan akımdır.
Bence feminizm, bir kadının kendine yapacağı en büyük hakarettir. Kadının feminzmle kendine verdiği zararı erkekler ona verememiştir. Geleneksel olarak bakacak olursak 'kadın evinde oturur' diyen mantık dahi (ki bunu desteklemiyorum) kadını bir sanayi atolyesine almak ya da iş makineleri arasında şantiyeye sokmak gibi büyük bir tahrip gerçekleştirememiştir. İslamdan uzaklaşılan her meselede olduğu gibi tarih boyunca sıkıntılı olan 'kadın' meselesinde de yanlış yol üzerinde hayatlarını feda edercesine direnenler oldu. Hatta bu günümüzde milyonları buldu. Ancak bizi selamette yaşatıp insanî şerefimizi esas alan dinimize bakacak olursak; islamda kadın da , erkek de kuldur. Erkeğe farz ve yasak olan şeyler aynı zamanda kadına da farz ve yasaktır. Cihan şumül kitabımız kadını da erkeği de yirmidört defa anmıştır. İslamın hiçbir hükmü erkeği ön plana alıp kadını rencide etmez. İslam tarihinde hiçbir zaman kadının insan mı yoksa hayvan mı olduğu, kadının ruhunun var olup olmadığı araştırılmamıştır. İslam da hiçbir zaman eşi ölen kadının ölüm fermanı verilmemiş, kadın gebeliğinin son gününe kadar çalıştırılıp doğumundan iki gün sonra tekrar fabrikaya çağrılmamıştır (Sovyetlerde böyle idi). Kadın zaten vardır, toplumun anasıdır. Bu yüzden müslüman kadın hiçbir zaman kendi varlığını isbat etmek gibi bir çalışmaya kalkışmamıştır. İslam da kadın annedir, eştir. Bir anneyi yavrusundan ayıran, çocuğu anneye en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda kreşlere mahpus eden bir fikir ne kadar mantıklı olabilir? 'Özgürlük' vaadleriyle kadını billboardlarda mıknatıs gibi kullanan, traş bıçağı, araba lastiği, gibi kadınla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar şeylerin reklamında oynatan, onu ay sonunda alacağı maaşa esir eden akımın adıdır feminizm. Kadını güneşin altında direksiyon sallamaya mecbur eden, kaldırımlarda sarı yelek giydirerek park ihlâli yapan araçlara ceza kestiren, elinde süpürgeyle gün boyu cadde süpürtüp çöp toplattıran akımın adıdır feminizm. İhtiyaçtan yapanları bu sözlerden berî tutuyorum, ancak evinde erkek kardeşine-eşine bir bardak su verirken incinenler garsonluk yapıp günde bilmem kaç kişiye 'bir isteğiniz var mı efendim' diye soruyorlar, bu ne mantığıma ne de vicdanıma uyuyor.
Kadın ve erkek fizyolojik olarak eşit değildir. Bu isbatına gerek olmayan, ayan-beyan ortada olan bir durumdur. Kadının erkekle eşit olduğunu savunmak; kadını şantiyelerde çimento taşıyan, inşaatlarda sıva yapan, çöp arabası arkasında çöp toplayan sonra koşarak geri arabaya yetişen ekeklerle aynı güce sahip olduğunu savunmaktır. Ben feminizme ruhundan zincirli kadınları şantiyelerde, inşaatlarda görmek istiyorum. Tırnaklarında ojeleriyle, bilmem kaç santimlik topuklu ayakkabılarıyla erkeklerle eşit olduğunu söylemeleri anlamsız. Her iddia bir isbat ister. Fenimzme gönül (!) veren tüm kadınları meydanlarda pankartlarla değil de kazmayla, kürekle, spatulayla görmek istiyoruz. İcraatsız laflar ile istedikleri özgürlüğü elde edemezler. Meydanlarda değilde erkeklerle 'eşit' şartlarda çalışarak özgürlüklerini arasınlar.Kızlar önce toprağa gömülürdü. O devri 'cahiliye' olarak anıyoruz. İslamın yaşanmadığı her asır ve sistem cahiliyedir. Kızlar şimdi toprağa değil, eşlerinin mesleklerine, çeyiz bohçalarına, giyim mağazalarına, üniversite kampüslerinde kariyer hedeflerine gömülüyorlar. Kadınlar kendilerine yapabilcekleri en büyük kötülüğü feminzm ile yapıyorlar. Bir kadın olarak feminzm saçmalığını kabul etmiyorum. Yine bir kadın olarak babama-kardeşime verdiğim bir bardak su ile, acıktıklarında kurduğum sofra ile, evden çıkacakları vakit uzattığım ceketleri ile mutlu oluyorum. Kardeşinizin gömleğini ütüleyince size bakışını, babanızın verdiğiniz bir bardak suya ettiği hayır duasını hiçbir işletmede kazanamazsınız. Bu insanlıktır. Feminizm vicdana ama en başta insan fıtratına terstir.
"Kolunda bir altın bileziğin olsun" diye üniversite okutulup meslek edindirilen ve bundan sözde şikayetçi olanları da; o bileziklerini Allah yolunda infak etmeye davet ediyorum. Kadın kolunda altın bileziği olmadan da kadındır. Kadın annedir, kadın nesildir. Bir neslin mesuliyetini taşımak, kendini bu minvalde yetiştirip-geliştirmek kariyer sahibi olmaktan çok daha zordur. Tüm kadınlara çağrımdır! Kolunuzdaki altın bileziklerinizi uçuruma giden bu nesli kurtarmak için infak edin. Ve Allah'ın kıyamette takacağı güneşten daha parlak olan tâca talip olun. Bırakın birileri erkeklerle eşit olsun. Kadınlar erkeklerle eşittir(!) Ama bazı kadınlar daha eşittir.
Çağın Hannelerine ve mâbedlerdeki tertemiz Meryemlere selâm olsun. Haticelere ve Fatımalara, binlerce hadis rivayet edip ilmi dillere destan Aişelere selâm olsun. Rabbim bizi çağın her türlü zararından berî tutsun.
Kaleminize saglık hanım efendi
YanıtlaSilGerçekten tek kelime ile muhteşem
Emeğine sağlık.
YanıtlaSil