Film Analiz | El- Haimoune (Çöl İşaretçileri)

Nacer Khendemir (Nasır Hemir)'in yapımcılığını yaptığı çöl üçlemesinin 1984 yapımı ilk filmi.
Film bir çölde geçmekle beraber izlerken ne anlamam gerektiğini ilk etapta anlayamadım, filmi durdurup internetten analizlerine baktım. Pek kayda değer bir analiz çıkmasa da aklımda belirli noktalar şekillendi.
Film bir çölde geçiyor. Çok normal değil. Köyün insanları da bir garip.
Elli yıldır hazine için kazan ve sonunda ölen bir hazine arayıcısı(Assan), Subayla konuşurken sağ gözü yeşil ve büyük, sol gözü siyah ve küçük olan şeyh, şeyhin değişik figürler sergileyen kızı, dilsiz iz sürücü, hacı, at kuyruklu çocuklar, kuyudaki cin Hasan, Hasin'in ninesi ve Subayın yanında yazıcı olan adam...
Hacı'nın filmin ilk dakikalarında söyledikleri oldukça düşündürücü; " Bir adam düşün ki, çölde bulunuyor. Birilerinin gelmesini bekliyor. Ve biri gelir gelmez tüm insanlar da geliyor." Galiba cümleleri anlamak için uzunca düşünmek ya da izleyen biriyle müzakere etmek gerekiyor.
Sonra filmin sonuna kadar anlamlandıramadığım çocuk Hasin ve arkadaşalrı var. Hasin'in ninesi öğretmenin yanına gelir ve köydeki lanetten, çöle giden gezginlerden bahsederek öğretmenden Hasin'inde onlara katılmasını engellemesini ister. Duvarda kilimin altında yazılı olan Hallac-ı Mansur'un;
"Beni kınama.
Kınanmak benden uzaktır.
Allah'ım beni koru, ben yalnızım.
Bu hitabımın hükmünü isteyenler okuyun ve bilin ki ben şehidim!" şiirini gösterir.
Üzerinde Burak'ın olduğu kilimi indirerek "gezginlerden hiçbiri bir daha geri dönmez" der ve kilimi olan bir kızı görmeye gideceğini söyleyerek gider
Gezginlerin geçişi, izlerken tuhaf yerlere götürür insanı. Bu sahnede öğretmenin Hacı'yla aralarında geçen diyalog oldukça düşündürücü; "Kumdan başka bir şey görmezler. Tozdan başka bir şeye neden olmazlar." Kim bu gezginler? " Her gün kendi yükünü getirir evladım." Onlar senin çocukların diye biliyorum? "Zamanı gelince anlatacağım evladım."
Her yere girip çıkan, sevimlilikten uzak at kuyruklu ürkütücü çocuklar var. Başları Hasin diyebiliriz. Aralarında daha iyi yalan söylemekten bahsediyorlar. "Bugün Cuma. Bugün yalan söyleyemezsin" diyor bir çocuk var. Zannımca yapımcı burada Müslümanların belli gün ve gecelere tahsis ettiği amellere işaret etmiş olmalı. Ramazan ayında alkolü bırakıp bayram günü kullanmaya başlayan insanlar geldi aklıma. Ramazanda makyaj yapmayıp daha kapalı(!) giyinen kadınlar... Sonrasında Hasin hazine arayıcısının(Assan) hazineyi bulduğuna dair bir haberle köyü birbirine katıyor. Yıllardan beri hazine olmadığıyla ilgili assan ile dalga geçen köy bir anda kazılan yere akın ediyor. Sonrasında bu yalanı ortaya atan Hasin bağlanıp bir yere koyuluyorsa da gece arkadaşları tarafından kurtarılıyor.
Yine anlayamadığım, daha doğrusu sırrını çözemediğim Hasin'in lanetli kuyusu ve içinde seslendiği cin Hasan var. Tüm çocuklar bir bahçe yapımından bahsediyor ve bunun için köydeki tüm aynaları kırıyorlar. Kastedilen bahçe ne, neden aynalar kırılıyor kısmını şu anlık çözemiyorum. Aynanın divan edebiyatında ve tasavvufta anlamları vardır ancak bahçe ve çocuklarla birleştirince pek bir anlam çıkaramıyorum.
Sonrasında şeyhin kızının yaptığı hareketler var.
İnternetten baktığım bazı açıklamalarla bu hareketleri anlamak kolaylaşıyor;
Kızın öğretmene yaptığı işaretler film boyunca ara ara izleyiciye öğretmenin alacağı yolu anlatmaya yetiyor.
Öyle ki, avluda öğretmenle karşılaşan genç kız dikkatle öğretmenin yüzüne baktıktan sonra sağ elini kaldırıp avuç içini gösteriyor ve sabit tuttuğu sol eline doğru götürüp avuçlarını birleştiriyor. Sonra sol elinin avucunu gösteriyor ve bu sefer de sol elini sabit tutuğu sağ eline götürüp birleştiriyor ve nihayetinde yüzünü öğretmene dönüp dikkatle yüzünü görmesini sağladıktan sonra göğsünden çıkardığı aynaya gülümseyerek bakıyor ve gidiyor.
Yani ellerinin, ayaklarının, gözlerinin eşini bulabilir insan... Yaradılış gereği kendi vücudunda bile buna şahit olabilir ve görebilir. Fakat genç kız yüzünü gerçekten görmek isteyen insanın yansımasına bakması gerektiğini anlatmaya çalışıyor. Yani ruha ve gönle bakmanın gerekliliğini vurguluyor. Film boyunca hiç gülümseyen genç kızın aynaya baktığında beliren tebessümünün nedeni bu farkındalıktır işte.
Hazine hakkında öğretmen ve hacı arasında yine düşündürücü bir diyalog geçiyor;
Hacı hazine nedir?
O hazine değil, o bir inanç. Assam içinse bir kader.Sen de biliyorsun ki inanç daima kadere götürür."
Peki gezginler kim?
"Onlar bizim çocuklarımız. Hayatlarının baharında birer birer gidiyorlar. Lanet onları kumlara sürüklüyor."
Filmin ortalarında Hasin'in ninesi hasta iken kapıyı bir dilenci çalar ve ekmek istediğini söyler. Gelen ölüm meleğidir. Ninesinin ölümünden sonra Hasin kuyudaki Hasan'ın "ninen köyü terk etti, seninle uzaklara gidelim" sözüyle ile yola çıksa da, Hasin yolda gezginlerden olmak istemediğini, gece gündüz sürekli dolaştıklarını söyleyerek yola devam etmiyor.
Assan ölüm döşeğinde iken Hacı yanına gidip hazinenin gizemini anlatarak lanetin bahsettiği kutudan sonra bulaştığını söyler.
Hacının öğretmene verdiği laneti bozacak kitap, öğretmeni elinden tutup götüren yaşlı kadın, gemi, subayın beklediği ancak gelmeyen otobüs, konuşma arasında şeyhe kanun ve devlet hakkında söyledikleri ve bunun gibi düşündükçe artan sahneleriyle çok tuhaf.
Öğretmen ortadan kayboluyor, Hasin filmin sonların doğru Kurtuba ve denizden bahsediyor. Kurtubaya gitmek için hazırlık yapıp ninesinin mezarı başında uyuyor ve kendisini her zamankinden erken kaldırmasını istiyor.
Yönetmen bu köyle sanki İslam toplumunu anlatıyor. İçine kapanık, sadece kendi derdiyle meşgul olan köy İslam medeniyetidir, öğretmene denildiği gibi bir zamanlar çölde yani dünyada vaha olan bu medeniyet bugün viraneye dönmüş; sanatı, güzelliği ve bilgiyi bırakmış, bir saplantıya odaklanmış; insanları asıl hazine olan bilgiyi, manevi zenginliği bırakıp serveti parada, altında arar olmuştur.
garip ama güzel bir filmdi.
Filmden hem çok şey öğrendim hem de hiçbir şey öğrenmedim diyebilirim. Kurtuba, Tunus, çöl ve aynalar üzerine kısa bir araştırma yapmanın konu bütünlüğünü sağlayacağını düşünüyorum. Yazıyı yazdıktan sonra film aklımda daha iyi oturdu diyebilirim. Belki serinin diğer filmlerini de izleyip ayrı ayrı incelemek ve sonunda üç filmin özünü bir yazıda toplamak gerekebilir. Belki anlamadığımız kısımlar serinin diğer filmleriyle anlam kazanır.
02.03.2020
Yorumlar
Yorum Gönder